Sözlük
Abonelik sözleşmesi
Tüketicinin belirli bir mal veya hizmetten süreklilik gösterecek şekilde yararlanmasını sağlayan sözleşme.
Açık rıza
Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan onay.
Adli yardım
Yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olan kişilere harç ve masraflardan geçici muafiyet sağlanması.
Aile konutu
Eşlerin yaşamlarını birlikte sürdürdükleri ve özel olarak korunan konut.
Alacaklı
Bir borç ilişkisinde, borçludan edimin yerine getirilmesini (örneğin ödemeyi) isteme hakkına sahip taraf.
Alt kira
Kiracının, kiralananı kısmen veya tamamen bir başkasına kiraya vermesi durumu.
Arabuluculuk
Tarafların, bağımsız ve tarafsız bir arabulucu yardımıyla uyuşmazlıklarını mahkemeye gitmeden çözmeye çalıştıkları yöntem.
Asgari ücret
İşçilere ödenebilecek en düşük ücret olarak yetkili komisyonca belirlenen ve altında ücret ödenemeyen tutar.
Aydınlatma yükümlülüğü
Veri sorumlusunun, kişisel verilerin işlenme amacı ve kapsamı hakkında ilgili kişiyi önceden bilgilendirme zorunluluğu.
Ayıplı hizmet
Sözleşmede kararlaştırılan veya objektif olarak beklenen niteliklere aykırı şekilde sunulan hizmet.
Ayıplı mal
Teslim edilen malın, sözleşmede kararlaştırılan veya objektif olarak beklenen nitelikleri taşımaması hâlidir.
Bedel iadesi
Sözleşmeden dönme, cayma veya ayıp nedeniyle tüketiciye ödediği bedelin geri verilmesi.
Bilirkişi
Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemeye görüş bildiren uzman kişi veya kurum.
Borçlu
Bir borç ilişkisinde, edimi (örneğin parayı) ödemekle yükümlü olan taraf.
Boşanma
Evlilik birliğinin, kanunda sayılan sebeplere dayanılarak mahkeme kararıyla sona erdirilmesi.
Cayma hakkı
Tüketicinin, mesafeli veya işyeri dışında kurulan sözleşmelerden herhangi bir gerekçe göstermeksizin belirli süre içinde çekilme hakkı.
Dava açma süresi
Bir hakkın dava yoluyla ileri sürülebilmesi için kanunun öngördüğü, geçmesi hâlinde dava hakkını sınırlayan süre.
Dava dilekçesi
Davacının talebini, dayandığı vakıaları ve delilleri mahkemeye sunduğu ve davayı başlatan yazılı belge.
Davacı ve davalı
Davayı açan tarafa davacı, kendisine karşı dava açılan tarafa davalı denir.
Delil
Bir vakıanın doğruluğunu mahkeme önünde ispat etmeye yarayan her türlü belge, tanık, bilirkişi raporu ve benzeri ispat aracı.
Denkleştirme
Yoğun ve az çalışılan dönemler arasında çalışma sürelerinin, belirli bir denkleştirme döneminde haftalık ortalama yasal süreyi aşmayacak şekilde dengelenmesi.
Depozito (güvence bedeli)
Kiracının sözleşmeden doğan borçlarına karşılık kiraya verene verdiği, kanunca sınırlı güvence bedeli.
Duruşma
Tarafların ve vekillerinin hâkim huzurunda iddia ve savunmalarını sözlü olarak ileri sürdükleri yargılama oturumu.
Edinilmiş mallara katılma
Eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek edindikleri malların, boşanmada kural olarak yarı yarıya paylaşıldığı yasal mal rejimi.
Evlilik birliği
Eşlerin birlikte yaşamı, ortak yükümlülükleri ve hakları kapsayan hukuki birlik.
Fazla mesai (fazla çalışma)
Haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinin üzerinde yapılan ve normal ücretin yüzde elli fazlasıyla ödenmesi gereken çalışma.
Garanti belgesi
Satıcı veya üreticinin, malın belirli bir süre boyunca sözleşmeye uygun çalışacağını taahhüt ettiği belge.
Geçerli nedenle fesih
İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesinin, işçinin yeterliliği, davranışı veya işletme gerekleriyle ilgili geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilmesi.
Giydirilmiş ücret
Çıplak ücrete, düzenli ödenen yol, yemek, ikramiye gibi ek menfaatlerin eklenmesiyle bulunan ve kıdem tazminatı hesabında esas alınan ücret.
Görevli mahkeme
Bir davanın türü ve niteliğine göre hangi mahkemede (örneğin asliye, sulh, tüketici, iş) görüleceğini belirleyen kural.
Haciz
Bir borcun ödenmesini sağlamak amacıyla icra dairesi tarafından borçlunun mal ve alacaklarına el konulması işlemi.
Hak düşürücü süre
Geçmesiyle birlikte hakkın kendiliğinden ve kesin olarak sona erdiği, hâkimin re'sen dikkate aldığı süre.
Haklı nedenle fesih
İşçi veya işverenin, kanunda sayılan ağır sebeplerle iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeden derhal sona erdirmesi.
Haksız şart
Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve dürüstlük kuralına aykırı olarak tüketici aleyhine dengesizlik yaratan sözleşme hükmü.
Harç ve masraf
Dava açılırken ve yargılama sürerken devlete ödenen harçlar ile tebligat, bilirkişi gibi yargılama giderlerinin tümü.
İbraname
İşçinin işverenden alacağı kalmadığını beyan ettiği, geçerliliği kanunda sıkı şartlara bağlanmış belge.
İcra takibi
Alacaklının, alacağını devlet gücüyle tahsil etmek için icra dairesi aracılığıyla başlattığı hukuki süreç.
İhbar tazminatı
İş sözleşmesi bildirim sürelerine uyulmadan feshedildiğinde, bildirim süresine ait ücret tutarında ödenen tazminat.
İhtarname
Bir hakkın kullanılması veya bir yükümlülüğün yerine getirilmesi için karşı tarafa yapılan resmi uyarı.
İhtiyaç nedeniyle tahliye
Kiraya verenin kendisi, eşi veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacı nedeniyle dava yoluyla tahliye isteyebilmesi.
İlam
Mahkemenin verdiği, hüküm fıkrasını ve gerekçesini içeren, taraflara verilen onaylı karar örneği.
İlamlı icra
Mahkeme kararı (ilam) veya ilam niteliğindeki belgeye dayanılarak yürütülen icra takibi.
İlamsız icra
Para ve teminat alacaklarında, mahkeme kararı olmaksızın doğrudan başlatılabilen ve borçlunun itirazıyla durabilen icra takibi.
İstihkak iddiası
Haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğunun ileri sürülmesi.
İstinaf
İlk derece mahkemesi kararına karşı, bölge adliye mahkemesinde kararın hem maddi hem hukuki yönden yeniden incelenmesini sağlayan kanun yolu.
İş kazası
Sigortalının işyerinde veya iş nedeniyle bulunduğu yerde, işin yürütümü sırasında bedensel veya ruhsal zarara uğramasına yol açan olay.
İş sözleşmesi
İşçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme.
İşe iade
İş güvencesi kapsamındaki işçinin feshin geçersizliği tespit edilirse işine geri dönmesini sağlayan hukuki sonuç.
İşsizlik ödeneği
Belirli prim ve çalışma şartlarını sağlayan ve kendi isteği dışında işsiz kalan sigortalıya İŞKUR tarafından ödenen geçici gelir desteği.
İştirak nafakası
Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak için ödediği nafaka.
İtiraz (ödeme emrine)
Borçlunun, ödeme emrine karşı süresi içinde icra dairesine başvurarak takibi durdurması işlemi.
İtirazın iptali
Borçlunun itirazıyla duran takipte, alacaklının genel mahkemede dava açarak itirazın kaldırılmasını ve takibin sürmesini istemesi.
İtirazın kaldırılması
Belirli belgelere dayanan alacaklının, icra mahkemesine başvurarak borçlunun itirazının kaldırılmasını istemesi yolu.
Kefil
Borçlunun borcunu ödememesi hâlinde alacaklıya karşı ödeme sorumluluğunu üstlenen kişi.
Kesin hüküm
Kanun yolları tükendiği veya süresinde başvurulmadığı için artık değiştirilemez hâle gelen mahkeme kararı.
Kıdem tazminatı
Belirli şartlarla iş sözleşmesi sona eren işçiye ödenen tazminat.
Kira bedeli
Kiracının, taşınmazın kullanımı karşılığında kiraya verene ödemeyi üstlendiği para.
Kira sözleşmesi
Kiraya verenin bir şeyin kullanımını kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşme.
Kira tespit davası
Kira bedelinin güncel ve adil tutarının mahkemece belirlenmesi için açılan dava.
Kişisel ilişki kurulması
Velayet kendisine verilmeyen eşin çocukla görüşme ve birlikte vakit geçirme hakkının mahkemece düzenlenmesi.
Kişisel veri
Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi.
Konkordato
Borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşılaşan borçlunun, mahkeme denetiminde alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırması.
Kötüniyet tazminatı
İş güvencesi kapsamı dışındaki işçinin sözleşmesinin işverence kötüye kullanılarak feshedilmesi hâlinde ödenen, bildirim süresinin üç katı tutarındaki tazminat.
Maaş haczi
Borçlunun maaş veya ücretinin, kanunda öngörülen sınırlar içinde (kural olarak en çok dörtte biri) haczedilmesi.
Maddi ve manevi tazminat
Bir haksızlık veya kusur nedeniyle uğranılan parasal kayıpların (maddi) ve kişilik haklarına verilen zararın (manevi) giderilmesi için ödenen tazminat.
Mal ayrılığı
Eşlerin mallarının ayrı kaldığı ve herkesin kendi malı üzerinde tasarruf ettiği, sözleşmeyle seçilebilen mal rejimi.
Mal rejimi
Eşlerin evlilik süresince edindikleri malların mülkiyetini ve boşanmada paylaşımını belirleyen hukuki düzen.
Menfi tespit davası
Borçlu olmadığını veya borcun bulunmadığını ileri süren kişinin, bu durumun mahkemece tespitini istediği dava.
Mesafeli sözleşme
Satıcı ve tüketicinin fiziksel olarak bir araya gelmeden, uzaktan iletişim araçlarıyla kurduğu sözleşme.
Misli ile değişim
Ayıplı malın, ayıpsız bir benzeriyle (misliyle) ücretsiz değiştirilmesini isteme hakkı.
Mobbing (psikolojik taciz)
İşyerinde bir çalışana yönelik sistematik, süreklilik gösteren ve onu yıldırmayı amaçlayan psikolojik taciz davranışları.
Nafaka
Kanun tarafından belirlenen koşullar çerçevesinde bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere ödemesi gereken düzenli para yardımı.
Ortak gider (aidat)
Bir binanın asansör, temizlik, yönetim gibi ortak yerlerine ilişkin giderlere kat maliklerinin ve kullananların katılım payı.
Ödeme emri
İlamsız icra takibinde, borçluya borcu ödemesi veya itiraz etmesi için gönderilen resmi belge.
Paket tur
Ulaşım, konaklama gibi en az iki hizmetin birlikte, tek bir fiyatla satıldığı tüketici sözleşmesi.
SGK primi
Sigortalının emeklilik, sağlık ve diğer sosyal güvenlik haklarının finansmanı için işçi ve işverenin ödediği zorunlu katkı payı.
Taahhüdü ihlal
Borçlunun icra dairesinde verdiği ödeme taahhüdüne uymaması ve bunun yaptırıma bağlanabilmesi hâli.
Tahliye
Kiracının, kiralanan taşınmazı boşaltarak kiraya verene teslim etmesi durumu.
Tahliye taahhütnamesi
Kiracının, taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak taahhüt ettiği belge.
Taksitli satış
Satış bedelinin tamamının veya bir kısmının zamana yayılmış taksitler hâlinde ödendiği tüketici sözleşmesi.
Tanık
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili bizzat gördüğü veya bildiği hususları mahkemeye anlatan kişi.
Tebliğ
Bir hukuki işlemden ilgili kişinin yetkili merci eliyle yazılı olarak haberdar edilmesi ve bunun belgelendirilmesi işlemi.
Tedbir nafakası
Dava süresince eş veya çocukların geçimini sağlamak için hâkimin geçici olarak hükmettiği nafaka.
Temerrüt
Borçlunun, muaccel (ödenmesi gereken) borcunu zamanında ödememesi veya alacaklının edimi kabulden kaçınması hâli.
Temyiz
İstinaf incelemesinden geçen kararların yalnızca hukuka uygunluk yönünden Yargıtay tarafından denetlendiği kanun yolu.
TÜFE oranı
Tüketici fiyatlarındaki değişimi gösteren ve kira artışı gibi hesaplamalarda esas alınan, TÜİK tarafından açıklanan endeks oranı.
Tüketici hakem heyeti
Belirli parasal sınırın altındaki tüketici uyuşmazlıklarına bakmakla görevli, başvurusu ücretsiz olan idari karar mercii.
Tüketici mahkemesi
Tüketici işlemlerinden doğan ve hakem heyeti sınırlarını aşan uyuşmazlıklara bakmakla görevli özel mahkeme.
Unutulma hakkı
Kişinin, şartları oluştuğunda kendisiyle ilgili verilerin silinmesini veya arama sonuçlarından kaldırılmasını isteyebilmesi.
Ücretsiz onarım
Ayıplı malın, tüketiciden herhangi bir bedel alınmadan tamir edilmesini isteme hakkı.
Vekaletname
Bir kişinin, belirli işlerini kendi adına yapması için bir başkasına (örneğin avukata) yetki verdiğini gösteren resmi belge.
Velayet
Ana ve babanın, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülükleri.
Veri işleme
Kişisel verilerin elde edilmesi, kaydedilmesi, saklanması, aktarılması gibi her türlü işleme faaliyeti.
Veri sorumlusu
Kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve yöntemlerini belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulması ve yönetiminden sorumlu kişi veya kurum.
Yardım nafakası
Yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoy, üstsoy ve kardeşlere ödenmesi gereken nafaka.
Yetkili mahkeme
Bir davanın hangi yerdeki mahkemede görüleceğini belirleyen, coğrafi yer bakımından mahkeme.
Yıllık ücretli izin
En az bir yıl çalışmış işçiye, kıdemine göre ücreti ödenerek verilen yasal dinlenme izni.
Yoksulluk nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe, diğer eş tarafından ödenmesine hükmedilebilen nafaka.
Zamanaşımı
Bir hakkın kanunda öngörülen süre içinde kullanılmaması hâlinde, borçluya borcu ödemekten kaçınma (def'i) imkânı veren süre.
Ziynet eşyası
Evlilik nedeniyle takılan altın, bilezik gibi kıymetli eşyalar olup, kural olarak takılan eşe ait kabul edilen mallar.